11/8/09

Bu Kose Ne Kosesi?

Tunacan’ın odasından izniyle komodinini Orhun’un cakma odasina goturunce yerine birşey koyalım dedik. Sınıfında olan ve kendisinin çok sevdiği köşeyi odasında uygulamaya karar verdik.

Oğlumun ‘okuma köşesi’ var artık.

Bakmayın anlı şanlı köşe ismine, gayet basit küçücük bir alan.

Devami mi?

Bu kose Okuma Kosesi, ŞU kose HamaratDiva kosesi..

Su Sisesi Gizem

AND THE NAME... / ISMI ILE YASASIN

My son’s name is TUNACAN which is coming from The Danube River, TUNAin Turkish and life, CAN in Turkish.
Water is life! That’s why early establishment of societies always existed near rivers and seas. Think of big and developed cities of countries. They all have border to rivers or seas.

Again we searched for a river name for our son-to-be. And found at last! The first one is in Europe. This time in Asia.
ORHUN (Orkhon in English) is a river in Mongolia and is in UNESCO list as a World Heritage Site.
Ok, there are lots of thinks that I can write about these two rivers but enough for now.
ORHUN is the name of my son-to-be…
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Su olmayan yerde yaşayamam derdim. Bakmayın Brüksel’de deniz veya kayda değer bir ırmak yok, zaten bu yüzden bu konuda derdim büyük.
Su varsa bir şehirde, o kokuyu her yerden alıyorum.
Kendimi çok güvende hissediyorum.
Gelişmiş bütün şehirlerde suyun olması tesadüf olamaz. Yaşam sizce niçin suyun kenarına kurulmuş tarih boyunca?

TUNACAN dedik önce. Tuna; Avrupa’da doğuyor, 10 Avrupa ülkesi görüyor. Avrupa'nın ikinci uzun ırmağı olan, Plevne Savaşı sebebiyle adına türkü yazılmış bir ‘su’! Üstelik Türkçe kökenli. Sonundaki Can son yılların modası değil sakın yanlış anlamayın. Ortaokuldayken günlüğüme yazdığım gelecekteki oğlumun ismiydi.

Bu sefer Asya’dan bir su bulduk; ORHUN! Evet, kabul ediyorum genelde anlamı ‘ilk Türk alfabesi’ olarak bilinir. Olsun varsın, ben anlatırım diğer anlamını da.

Moğolistan’dadır bu nehir derim. Nehrin bulunduğu Orhun Vadisi’nin Unesco tarafından koruma altına alındığını söylerim.

Anne Bebek Dergisi’ne yazidigim Kasim yazimdan ozet gectim, hepsini buraya yazmam dogru olmaz ama ORHUN ismini de boyle anlatmak istedim…

Anne Gizem

11/6/09

Fikrim Var!!

Hadi risk grubunda olmadigi icin asi olmadiiii, bunu anladim…

Ulkemize buyur ettigi GDO’lu urunlerden bir basket koyalim onune?

Veya torununa tombalagina yedirtelim, o da izlesin. Hani bocekler gelmesin diye bilmemne enjekte edilmis misirlardan..

Ayyy bu hamilelik beni cok fesat ve cekilmez yapti.

Gecen Postuma birakilmis yorum gibi; bal damliyor agzimdan. GDO’lu hem de..

Gizem Densiz Oldu

11/4/09

YAKISTI MI SANA GUZEL KIZIM?


Bu ne terbiyesizlik guzel kizim? Saglikli beslenmene eyvallah, spor yapmana eyvallah. Ben de yaparim ikisini elimden geldigi kadar. Hatta ben, kendimi bildim bileli zayifimdir. Safinaz’di mesela lisede takma adim. Senin gibi cakma zayif degilim yani. Senin normalden hallice hallerini bilirim guzel kizim, Maslak’ta komsumdum.

Ayip ayip, ne demek sisman guzel degildir? Senin mantiktan yola cikarsak sisman ne kadar guzel degilse zayif da bir o kadar cirkindir o halde. Ne giyse yakismaz bir kere. O yuzden orasina burasina silikon takar cikarir, yok gobek deligini yukari cektirir, burnunu kirdirir, yanagina poposundan birsey enjekte ettirir, birseyler birseyler... Estetikli isim say desem aklina ilk gelenler emin ol zayif olanlardir.
Niye?

Vallahi pilates topunun altinda kalirsin alimallah zayifliktan. Kivi yiye yiye beynin yesermis senin kizim.

Ebruli Gizem

11/1/09

Gudumlu Silahim

Eksi Sozluk’ten Sesqui’den bir alinti ile durumu izah edeyim;

Kişilik bozulmasına dalalet eden terliktir.
Annem bu terliği eline her aldığında sanki 3. bir kişiyle konuşmaya başlardı. Ne lanet ne huzursuz bir tipti ki bu, onun yüzünden terlik güdümlendikçe güdümleniyordu.
şöyle oluyordu

Annem: bak şimdi çak diyo ağzına terliği
sesqui: höğ?!
A:vur diyo ağzına kır diyo!
S: aaağğğ!
A:yapıştır diyo bi'tane şöyle!
S:kim diyo anne kim diyo yaa!


Ve ben de o gizli tarikata uye oldum, egitim aldim, terlik gorunumunde gudumlu silahim oldu.

Inanmazsani okuyun BURAYI.

HamaratDiva Gizem

10/28/09

EZEL…


Ipek Bilgin, sen ansil oyuncusun yahu? Tuncel Kurtiz'in sesinde o siirlere ne demeli. Baris Falay astin kendini, Kenan baksan bile yeter, jonsun sen. Cansu, kiz sen bile o Simpson bakislarini duzeltmissin biraz, afferim sana.

Shakespeare’den alintilar da beni bitirdi.
Madem ki bu dunya bile yok olacak birgun, sevginin bitmesine insan niye uzulsun? Ask mi kaderi kovalar, kader mi aski? Daha kimse kimseler cozemedi bu bilmeceyi

Hamlet’i Ingilizce dersinde okumustuk biraz. Elbetteki sahane egitim sistemimizle ‘Okuyalim Ogrenelim’ tadinda gecmisti yalap sap.

This world is not for aye, nor 'tis not strange
That even our loves should with our fortunes change;
For 'tis a question left us yet to prove,
Whether love lead fortune, or else fortune love.


Kral ve kralicenin karsilikli atismalariydi sanki, degil mi?

Onu birakin da o yuzuk annenin cebinden cikti ya, Kubilay’dan kisa bir hickirik sesi geldi ama bakmadim. Rahat rahat aglasin diye.. Ben coktan hickiriklanmistim.
Dizi bitti, kocamin yanina gittim, dedim ki

‘Ben anneyim, insallah iki tane erkek annesi olacagim’
Bana bakti, imrendi ama birsey diyemedi.

O evdeki bos cercevelerin sirri da cikti...

Turk dizisi izlemem diyenler izlesin, asmis bu dizi kendini.

Ayrica I love you Kenan.

Love doth on fortune tend Gizem

10/26/09

Hamarat ama Karisik

Gozum aydin, kafama taktigim son konu da bu oldu. Tunacan’i sardim kafaya simdi de.
Nasil mi?
TIKLAYIN efendim.

Valide Sultan

10/25/09

8. Aya Girerken


~ Allahim bu ne degisken ruh halidir. Bazen kendimi caresiz, bazen mutlu, bazen sabirsiz, sinirli, mutlu hissediyorum. Candan Ercetim arabamda… ‘Bazen bilmeyerek ne yaptigimi/ Iyi, kotu, guzel, cirkin her bicimdeyim.’
Hatam olursa affedin.

~ Cok dolasasim var, firsta buldukca hatta firsat yaratip atiyorum kendimi sokaklara. Yoruluyorum hemen, ama aklimda hep gezmek var.

~ Goksel, Gulay, Candan Ercetin, Ajda Pekkan, Rimsky Korsakov arabamda devamli caliyor. Kostas Pavlidis ise kategori disi. Dugumluyor bogazimi. Ne diyor anlamiyorum ama dert degil. Notalar goturuyor beni.

~ Mutfaktayim devamli. Pisirip pisirip sogumasini beklemeden yiyorum. Tezgahimiz pek zengin bu aralar.

~ Bebegin esyalarini yikadik utuledik, odasi hazir. Oda dedigim biraz bebek odasi biraz oturma odasi. Ama bence cok huzurlu. Yasayan bir oda.

~ Yazi yaziyorum, bir kaptiriyorum sayfalarca. Sonra sevmedim diyorum shif+delete ile siliyorum.

~ Dogum sonrasi iki cocukla bas etmek icin cok sabir gerektigine kanaat getirdim. Sabir istiyorum Allah’tan bol bol.

~ Garip takintilarim oluyor kisa sureli. Gecenin bir yarisi birden yataktan zipladim mesela (Gobekten oturu ziplayamiyorum ya, ters donmus hamambocegi gibi debelenmek diyelim). Sevgilimi acile gitmemiz icin ikna etmeye calistim. Cunku Tunacan’in domuz gribi olduguna kanaat getirdim. Sebep burun tikanikligi.
Veya kilo almamin az oldugunu dusunup 2-3 gun panic oldum.
Ona buna herkese sariyorum. Distan sarmasam da icten sariyorum. Dedim ya hatam olursa affedin.

~ Tunacan aklimda. Onu agabey yapmaya hazir degilim kafamda. Kucuk kusum o benim yaa. Sen neyimsin diyorum? Kucuk kusumunun diyor. Daha ekleri sona getiremezken nasil agabey yaparim?

~ Fotograf makinasini elime alasim yok. Arsivimden bir foto kullandim affola.

Sekizgen Gobek Gizem

10/21/09

DVD Post

Bir sure ozleyecegime emin oldugum seyler var, Bunlardan birisi de film izlemek. Bol bol izliyorum, kah evde kah sinemada.

Pazar aksami tipik bir Amerikan komedisi izledik evde. Bizim acilimci bey oynuyor; Kevin Costner. Son demleri adamcagizin belli.

Swing Vote. Amerika secimlerinde adaylar esit oy aliyor ve bir sekilde hersey bu hayattan kopuk adamin tercihine kaliyor.

Seviverdim yahu, ne bileyim pazar pazar karsi kanepede kocam, koynumda oglum. Guluverdik.

Ben de yazivereyim dedim.


Bitiverdi Gizem